Menemen’in Zengin Tarihi İki Cilt Kitap Oldu
Son arkeolojik bulgularla kökleri 8 bin yıl öncesine dayanan Menemen’in Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini kapsayan tarihi, titiz bir çalışmayla iki ciltlik kitaba dönüştü.
Menemen’in Tarihi Kültürel Mirası Kitaplaştı
Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, 38 akademisyenin katkılarıyla hazırlanan bu iki ciltlik eserin önemini vurgulayarak şunları belirtti:
“Belediyecilik anlayışımız, şehrinize ve bölgenize bütüncüz sahip çıkmayı gerektirir. Bilim insanlarının değerli araştırmalarıyla hayat bulan bu eser, gelecekteki çalışmalara rehberlik edecek nitelikte önemli bir kaynaktır.”
Binlerce yıllık köklü bir geçmişe sahip olan, arkeolojik alanları ve Türk-İslam mimarisinin nadide örneklerini barındıran Menemen’in tarihi, Menemen Belediyesi’nin öncülüğünde “Tarihi Sosyal ve Kültürel Yönleriyle Menemen” başlığıyla iki cilt halinde yayımlandı. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini ele alan bu çalışma, 38 akademisyenin katkılarıyla şekillenirken, editörlüğünü Bakırçay Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Nurgül Bozkurt üstlendi. Menemen Belediyesi adına ise proje koordinatörlüğü görevini araştırmacı yazar Oktay Özengin yürüttü.
“Bu Çalışma Kentimizin Tarihine Işık Tutuyor”
Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, yayımlanan eserin gelecekteki birçok araştırmaya da öncülük edeceğini ifade etti. Başkan Pehlivan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Menemen, 8 bin yıllık tarihi birikimiyle sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda medeniyetlerin izler bıraktığı, kültürlerin harmanlandığı, yaşayan ve yaşatan bir şehirdir. Bu topraklarda binlerce yıl boyunca farklı uygarlıklar yeşermiş, büyümüş ve derin izler bırakmıştır. Ortaya çıkan bu değerli eser, Menemen’in tarihsel, sosyal ve kültürel yolculuğunu bilimsel bir titizlikle ele alan, arşiv belgelerine ve birinci el kaynaklara dayanan nitelikli akademik çalışmaların bir araya gelmesiyle vücut bulmuştur. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan geniş bir zaman diliminde Menemen’in geçirdiği değişimi; idari yapıdan nüfus hareketlerine, ekonomik ilişkilerden toplumsal belleğe kadar çok boyutlu bir bakış açısıyla inceleyen bu çalışma, ilçemizin geçmişine dair önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Bu eserin ileride yapılacak araştırmalar için bir temel oluşturacağına ve Menemen’in tarihine dair bilgiyi daha da derinleştireceğine gönülden inanıyorum. Kentimizin tarihini aydınlatan bu tür çalışmalara destek vermeyi bir görev bilirim. Çünkü tarihini bilmeyen, geçmişiyle bağ kuramayan bir şehir, geleceğe de emin adımlarla yürüyemez. Belediyecilik yalnızca yol, kaldırım yapmaktan ibaret değildir; şehrin bütünsel dokusuna sahip çıkmaktır. Bizler de bu şehri okuyarak, anlayarak ve sahiplenerek yarınlara hazırlıyoruz. Bu çalışmada emeği geçen tüm yazarlarımıza en içten şükranlarımı sunuyorum.”
