Ülkemizde en sık rastlanan üçüncü kanser türü olan kolon kanseri, görülme yaşının giderek düşmesiyle birlikte erken teşhisin hayati önem taşıdığı bir hastalık haline geldi.
Kolon Kanseri Farkındalık Ayı ve Erken Teşhisin Önemi
Mart ayı, toplumda kolon kanserine dikkat çekmek ve erken tanı bilincini artırmak amacıyla ‘Kolon Kanseri Farkındalık Ayı’ olarak belirlenmiş durumda. Bu dönemde, Türkiye’de en yaygın üçüncü kanser türü olan ve görülme yaşı giderek azalan kolon kanserinin erken teşhisinin ne denli kritik olduğu bir kez daha vurgulanıyor. Çoğu zaman erken evrelerde belirti vermeden ilerleyen bu hastalık, düzenli tarama ve kolonoskopi kontrolleriyle önlenebilir bir tehdit olmaktan çıkabiliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Uzm. Dr. Bülent Şengül, kanserleşme potansiyeli taşıyan poliplerin erken tespit edilerek hastalığın başlamadan önlenmesinde bu kontrollerin büyük fayda sağladığını belirtiyor ve kolon kanserine karşı alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler paylaşıyor.
Neden Belirtileri Beklememelisiniz?
Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Bülent Şengül, kolonoskopinin bir önleyici tedbir olarak değerlendirilebileceğini vurgulayarak, “Kolonoskopi kontrolleri, sizlere kolon kansersiz bir yaşam sunma potansiyeline sahiptir” şeklinde konuştu. Bu durum, kolon kanserine karşı proaktif bir yaklaşımın gerekliliğini ortaya koyuyor.
Kolon Kanseri Artık Gençleri de Hedef Alıyor
Genç Yaş Grubunda da Tanı Konulmaya Başlandı
Kolon kanserinin hem kadınlarda hem de erkeklerde aynı sıklıkta görüldüğünü belirten Dr. Şengül, “Eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen bu kanser türünde, görülme yaşı son yıllarda giderek düşmekte ve genç yaş grubunda tanı konulan olgu sayısı giderek artmaktadır” dedi. Bu değişim, genç bireylerin de risk altında olduğunu gösteriyor.
Risk Faktörleri ve Koruyucu Önlemler
Kolon kanserine karşı alınması gereken önlemleri sıralayan Dr. Şengül, şu noktalara dikkat çekti: “Akdeniz tipi beslenme riski azaltır. Hayvansal yağ ve kırmızı etten zengin beslenmek, işlenmiş ve katkılı et ürünlerini fazlaca tüketmek riski artırır. Sigara ve alkol kullanımı riski yükseltir. Fazla kilolardan kurtulmak riski azaltır. Düzenli egzersiz ve spor riski düşürürken, hareketsiz yaşam tarzı riski artırır. Kolonoskopi ve gaitada gizli kan testi gibi tarama testleri hayati öneme sahiptir.”
Kolonoskopi: Hayat Kurtaran Bir Kontrol
Kolon kanserine karşı en etkili yöntemin düzenli kontrol olduğunu yineleyen Uzm. Dr. Bülent Şengül, şunları söyledi: “45 yaş ve üzerindeki bireyler, herhangi bir şikâyet veya belirti olmasını beklemeden kolonoskopi kontrolü yaptırmalıdır. Ailesinde kolon kanseri, meme kanseri, yumurtalık ve rahim kanseri öyküsü bulunan kişiler ise daha erken yaşlarda kolonoskopi kontrollerine başlamalıdır. Bu kanser gruplarında genetik yatkınlık önemli bir rol oynamaktadır.”
Polipler ve Önleyici Tedbirler
Kolon kanserlerinin büyük çoğunluğunun, polip adı verilen, bağırsak içindeki iyi huylu küçük lezyonların zamanla büyümesi ve ilerlemesi sonucu oluştuğunu açıklayan Dr. Şengül, “Erken yaşlarda başlanan ve birkaç yıl arayla düzenli olarak yaptırılan kolonoskopi kontrollerinde polip tespit edilirse, bu yapılar özel bir yöntemle kesilerek bağırsaktan uzaklaştırılmakta ve bu polipten yola çıkarak gelişebilecek bir kolon kanseri süreci daha başlamadan sona erdirilmektedir. Öte yandan, bu hastalık genelde ilk zamanlarda sinsi seyredip, geç evrelerde belirti vermeye başladığı için, herhangi bir şikayet olmaksızın yaptırılan kolonoskopi kontrolü, hastalığın erken evrede bulunmasına olanak tanıyarak hayat kurtarıcı bir öneme sahiptir.”
Hangi Durumlarda Kolonoskopi Gerekli?
Makattan Kanama ve Diğer Dikkat Çekici Belirtiler
Kolonoskopi yapılması gereken durumlar hakkında da bilgi veren Dr. Şengül, 45 yaş ve üzerindeki herkesin, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin düzenli tarama yaptırması gerektiğini belirtti. Risk grubunda yer alanlar ise şunlar: “Ailesinde birinci derece yakınlarında kolon kanseri ya da kolon polip öyküsü bulunanlar, daha önce kendisinde kolon kanseri veya polip belirlenenler, 10 yıldan uzun süredir iltihabi bağırsak hastalığı olanlar risk grubunda yer alıyor. Ayrıca, karın ağrısı, kilo kaybı, bağırsak alışkanlığında değişiklik (normal seyrederken kabızlık ya da ishal gelişmesi), demir eksikliği anemisi, gaitada gizli kan testi pozitifliği, dışkıda taze kan görülmesi veya makattan kanama gibi belirtiler varlığında gecikmeden kolonoskopi yapılması öneriliyor. Kişinin kendisinde ya da yakınlarında meme, yumurtalık veya rahim kanseri öyküsü bulunması da dikkate alınması gereken önemli risk faktörleri arasında yer alıyor.”
Hemoroid Yanılgısı ve Geciken Tanı
Dr. Şengül, makattan kanamanın sıklıkla hemoroid kaynaklı sanılarak ihmal edildiğini ve bu durumun kolorektal kanser tanısında gecikmeye yol açabildiğini ifade etti. “Tanıdaki her gecikme, hastalığın ilerlemesine ve tedavi seçeneklerinin azalmasına neden olabilir” diyen Dr. Şengül, “Daha önce hemoroid tanısı almış olsanız bile, makattan kanama durumunda mutlaka bir uzmana başvurarak kolonoskopi kontrolü talep edin. Unutmayın, kolonoskopi yapılmadan geçen zaman aleyhinize işleyebilir ve tedavi şansınızı azaltabilir.” şeklinde uyararak, erken teşhisin önemini bir kez daha vurguladı.
