İzmir’in Urla ilçesinde, 1969 yılında arsa satın alan 800 kişi, 57 yıldır süren hukuki süreçler nedeniyle hala tapularına sahip olamamanın mağduriyetini yaşıyor. Davaların mirasçılara geçtiği bu uzun soluklu süreçte, mahkeme heyeti eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı yeniden erteledi.
Tapu Davasında 57 Yıl Sonra Hala Belirsizlik
Urla Teos Yapı Kooperatifi’nin 800 üyesini ilgilendiren bu emlak anlaşmazlığı, yıllardır süregelen tapu iptalleri nedeniyle derin bir mağduriyet yaratmış durumda. Yağcılar Köyü’nden 1969’da toprak edinen vatandaşlar, mülkiyet haklarını güvence altına almak amacıyla bir kooperatif kurmuşlardı. Ancak, geçen 57 senelik zaman zarfında, kooperatifin sahip olduğu tapular idari ve hukuki gerekçelerle defalarca geçersiz kılınmış durumda. Hak arayışlarını sürdürmek için yargı yoluna başvuran ve yaşları 80’i aşmış birçok üye, aile bireyleriyle birlikte farklı şehirlerden gelerek mahkeme süreçlerine iştirak ediyor. Üyelerden birçoğunun hayatını kaybetmesiyle birlikte, yargılamalar artık ikinci nesil tarafından devralınmış vaziyette. Üyeler, sorunun kesin ve kalıcı bir çözüme ulaşmasını temenni ediyor.
Duruşma Tarihi Yeniden Belirlendi
Urla 3. Asliye Mahkemesi’nde görülen son duruşmada, mahkeme heyeti Urla Tapu Müdürlüğü’ne ek bir yazı gönderilmesine hükmederek, dava konusu kök tapunun tüm geçmiş kayıtlarının ve güncel parsel bilgilerinin mahkemeye sunulmasını talep etti. Ayrıca, Kadastro Müdürlüğü’nden de önceki bilirkişi raporunda belirlenen alanların koordinatlarının, güncel parsel bilgileriyle karşılaştırılarak mahkemeye iletilmesi istendi. Mahkeme, bu gerekli bilgi ve belgelerin toplanması, kurumlar arası resmi yazışmaların tamamlanması ve denetime uygun, detaylı bir bilirkişi raporunun mahkemeye sunulabilmesi amacıyla duruşmayı 20 Mayıs tarihine erteledi.
Mağduriyetlerin Son Bulması İçin Çağrı
Mülkiyet hakları fiilen kısıtlanmış ve uzun yıllardır hukuk mücadelesi veren tapu sahipleri, yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi için yetkililere seslendi. Grup adına basın açıklamasını okuyan Avukat Makbule Gülşahin Erbay, “Davayı başlatan ilk kuşak hak sahiplerinin çoğu, adaletin tecelli ettiğini göremeden hayata veda etti. Bugün 80-90 yaşlarına ulaşan üyelerimiz, her duruşmaya tekerlekli sandalyeleriyle katılarak hak arayışlarını sürdürüyor. Üniversitelerden alınan raporlar ve yapılan bilirkişi incelemeleri, söz konusu arazinin orman niteliği taşımadığını kesin olarak belirtmiş olmasına rağmen, mülkiyet hakkımız fiilen engellenmeye devam ediyor,” şeklinde konuştu.
Hukuki Mücadele Çocuklara Devredildi
İlgili taşınmazı 1969’da asistan olarak görev yaptığı dönemde 110 Reşat altını karşılığında satın aldığını belirten bir tapu sahibi, elinde devlet tarafından verilmiş kırmızı tapu senedi bulunduğunu ifade etti. Yıllarca kendisini bu mülkün yasal sahibi olarak gördüğünü belirten vatandaş, bu yatırımını çocuklarına bir güvence bırakmak ve emeklilik yıllarında zaman geçirebileceği bir yaşam alanı oluşturmak amacıyla yaptığını söyledi. Gelinen noktada nasıl bir yol izleyeceğini bilmediğini ve ilerleyen süreçte duruşmalara katılıp katılamayacağının bile belirsiz olduğunu dile getirdi. Hukuki mücadeleyi şu an 55 ve 56 yaşlarında olan çocuklarının devralacağını belirten vatandaş, en büyük temennilerinin, çocuklarının da 80-90 yaşlarına gelmeden bu yargı sürecinin tamamlanması olduğunu ifade etti.
Hak Arayışı Aralıksız Sürüyor
Tapu sahiplerinden Gürsel Hancı, mülklerini genç yaşlarında büyük fedakârlıklarla elde ettikleri maddi birikimleriyle satın aldıklarını aktardı. O tarihten bu yana tasarruf haklarını kullanamadıklarını belirten Hancı, arazilerinin vasıfsız bir nitelik taşımadığını vurguladı. Elinde üzerinde açıkça ‘imarlı arsa’ ibaresi bulunan resmi bir tapunun mevcut olduğunu belirten Hancı, tüm bu resmi belgelere rağmen mülkiyet hakkının henüz tam olarak tesis edilemediğini dile getirdi.
Yetkililerden Çözüm Beklentisi
Kooperatife gençlik yıllarında arkadaşlarıyla birlikte ev sahibi olma hayaliyle dahil olduğunu anlatan 92 yaşındaki bir başka tapu sahibi ise, yıllardır süren bekleyişin ardından herhangi bir mülkiyete sahip olamadıklarını belirtti. Mağduriyetlerinin devam ettiğini ve hala haklarına kavuşmayı beklediklerini ifade eden yaşlı vatandaş, ellerindeki geçerli tapulara dayanarak devlet yetkililerinden hukuka ve hakkaniyete uygun bir çözüm talep etti.
