1. Haberler
  2. Gündem
  3. Gediz’in Kirlilik Haritası Bilimsel Verilerle Çıkarılıyor

Gediz’in Kirlilik Haritası Bilimsel Verilerle Çıkarılıyor

İzmir ve Manisa, Gediz Nehri'ndeki kirliliği bilimsel verilerle izleyerek körfez ekosistemi ve gıda güvenliğini korumak için iş birliği yapıyor.

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Sağlıklı Körfez” vizyonu çerçevesinde, Gediz Nehri’nin sağlık durumunu bilimsel metotlarla mercek altına alıyor. Aylık olarak hazırlanan detaylı analizler, nehrin sanayi ve tarımsal faaliyetler nedeniyle taşıdığı kirlilik yükünün boyutlarını gözler önüne seriyor. Bu durumun yalnızca İzmir Körfezi’ni değil, aynı zamanda bölge tarımını ve gıda güvenliğini de ciddi bir tehdit altında bıraktığı vurgulanıyor.

Nehrin Durumu Neden Mercek Altında?

Gediz Nehri’ndeki kirlilik sorununa karşı mücadele kapsamında, İzmir ve Manisa büyükşehir belediyeleri işbirliği yaparak kapsamlı bir çalışma yürütüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan deniz kirliliğine müdahale yetkisi talebi olumsuz sonuçlansa da, Büyükşehir Belediyesi gemi kaynaklı kirliliği tespit için dron teknolojisini kullanmaya devam ediyor. Eş zamanlı olarak Gediz Nehri’ndeki kirliliğin nedenlerini ve boyutlarını ortaya koymak amacıyla su analizleri titizlikle sürdürülüyor.

Bilimsel Analizlerle Aylık Raporlama

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu’nun önderliğinde İZSU tarafından yürütülen bu önemli çalışma, Gediz Nehri’nin İzmir’e giriş yaptığı Emiralem Boğazı’ndan körfeze döküldüğü noktaya kadar belirlenen 7 farklı noktadan düzenli olarak su numuneleri alınmasını içeriyor. Elde edilen veriler, aylık raporlar halinde değerlendiriliyor. Gediz Nehri’nin önemli bir bölümünü kapsayan Manisa Büyükşehir Belediyesi de kendi sınırları içindeki verileri içeren aylık raporlarla çalışmaya destek oluyor. İzmir ve Manisa’dan toplanan verilerin birleştirilmesiyle oluşturulacak yıllık analizler, nehrin kaynağından temiz çıkmasına rağmen nasıl kirlendiğini ve bu kirliliğe yol açan etkenleri tüm detaylarıyla ortaya koyacak. Bu bütüncül yaklaşım, hem İzmir Körfezi’ni hem de bölge tarımını korumak adına daha güçlü ve etkili adımlar atılmasına zemin hazırlayacak.

İzmir’in Kirlilikten Etkilenme Derecesi

“Gediz’in kirliliğinin yalnızca İzmir’in meselesi olmadığını” belirten Prof. Dr. Yusuf Kurucu, havzanın sonunda yer alması nedeniyle İzmir’in kirlilikten en fazla etkilenen il olduğunu ifade etti. Nehrin bir zamanlar can verdiği tarım arazilerini artık tehdit ettiğini ve büyük bir canlı rezervuarı olan körfezi olumsuz etkilediğini vurgulayan Kurucu, yaklaşık 400 kilometrelik uzunluğu ve yan dereleriyle taşınan kirliliğin, İzmir’deki tarımı ve körfezi ciddi boyutlarda etkilediğini dile getirdi. Bu sebeple, iyileştirme çabalarında acil adımlar atılmasının gerekliliğini belirtti.

Körfez ve Tarım Tehdit Altında

Yapılan araştırmanın, Gediz Nehri’nin hem nehir hem de körfez ekosistemi için taşıdığı kritik önemi bir kez daha gözler önüne serdiğini aktaran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, körfezde yaşanan alg patlamaları, balık ölümleri ve koku sorunlarının temelinde nehirdeki kirliliğin yattığını söyledi. Bu durumun tarımsal sulamayı da olumsuz etkilediğini belirten Kurucu, çalışmanın kirliliğin kaynağına odaklanmak yerine nehrin mevcut durumunu analiz ettiğini ve kirleticilerin türünü, yoğunluğunu ve dağılımını tespit etmeyi amaçladığını açıkladı.

5N1K: Gediz Nehri’nin Aylık Kirlilik Raporu

Ne Zaman?

Kasım ayından itibaren başlayan ölçümlerle her ay raporlar hazırlanıyor. Yıllık rapor, mevsimsel değişimleri ve kirliliğin yoğunlaştığı noktaları belirleyerek karar vericilere yol gösterecek.

Nerede?

Gediz Nehri’nin İzmir’e girdiği noktadan körfeze kadar olan güzergahta belirlenen örnekleme noktalarında çalışmalar yapılıyor.

Nasıl?

İZSU tarafından yürütülen çalışmalarda, belirlenen noktalardan düzenli olarak su numuneleri alınıyor ve bu numuneler üzerinden aylık kirlilik analizleri gerçekleştiriliyor.

Kim?

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Yusuf Kurucu öncülüğünde, İZSU ve Manisa Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle yürütülüyor.

Neden?

İzmir Körfezi’ni ve bölge tarımını tehdit eden kirliliğin boyutlarını bilimsel verilerle ortaya koymak ve mücadele için somut adımlar atmak.

Ne?

Gediz Nehri’ndeki kirliliğin aylık ve yıllık olarak tespit edilmesi, analiz edilmesi ve raporlanması.

Gediz’in Yanı Sıra Ağıl Deresi de İzleniyor

Gediz Nehri’nin eski yatağı olup iç körfeze ulaşan Ağıl Deresi’nde de izleme çalışmalarının başlatıldığını bildiren Prof. Dr. Yusuf Kurucu, bu dereye Maltepe Deresi’nin de karıştığını belirtti. Ağıl Deresi’nin, Gediz Nehri’nden ayrılarak sulama kanalı olarak devam ettiğini ve sulamadan dönen suların, Menemen’deki arıtma tesislerinden geçtikten sonra İzmir Körfezi’ne ulaştığını anlattı. İZSU’nun bu deredeki aylık izlemeleri 2 noktadan 10 noktaya çıkardığını ve sonuçların bütünleşik olarak değerlendirildiğini ekledi.

“Gediz Nehri Her Geçtiği İlde Kirleniyor”

Prof. Kurucu, Gediz Nehri’nin Kütahya’daki Murat Dağı’ndan doğup Uşak ve Manisa gibi şehirlerden geçtikten sonra İzmir Körfezi’ne ulaştığında zaten kirlenmiş olduğunu dile getirdi. Manisa Büyükşehir Belediyesi ile yürütülen ortak çalışma sonucunda, nehrin Manisa sınırları içindeki bölümünde yapılan ölçümlerin suyun girişten itibaren kirlendiğini ortaya koyduğunu belirtti. Kurucu, “Gediz’in kaynağı temiz ancak yol üzerindeki illeri geçtikçe kirlilik yükü artıyor” dedi. Bu projenin, aylık izlemelerle nehrin durumunu bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koyacağını, zira bugüne kadar yapılan çalışmaların parçalı olduğunu ifade etti. Kurucu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın bu projeye büyük önem verdiğini ve suyun tarımsal kullanım ile gıda güvenliği açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayarak, İzmir ve Manisa genelinde çalışmaların sürdürüleceğini sözlerine ekledi.

Üç Aylık Veriler Ciddi Bir Uyarı Niteliğinde

Kasım ayından bu yana yapılan aylık analizlerin sonuçlarını açıklayan Prof. Kurucu, “Durum ciddi. Üç aylık veriler, özellikle aralık ve ocak aylarında tonlarca azot ve fosforun İzmir Körfezi’ne aktığını gösteriyor. Bu besin elementleri, ötrofikasyona yol açarak alg patlamalarına ve sucul yaşamın tehlikeye girmesine, dolayısıyla balık ölümlerine neden oluyor. Ayrıca sanayi kaynaklı alüminyum, brom, kadmiyum, demir, çinko gibi ağır metaller de nehre karışıyor. Tarımsal gübreler ve hayvancılıktan kaynaklanan sıvılar da yan dereler veya doğrudan nehir yoluyla kirliliğe katkıda bulunuyor. Tüm bu faktörler, hem nehir hem de körfez ekosistemi için ağır bir yük oluşturuyor; bu noktada herkesin sorumluluk alması gerekiyor,” şeklinde konuştu.

Tarım ve Gıda Güvenliği de Riskin Ortasında

Prof. Kurucu, Gediz Nehri’ndeki kirliliğin yalnızca körfezi değil, aynı zamanda tarımsal sulamayı ve dolayısıyla gıda güvenliğini de tehdit ettiğinin altını çizdi. Kurucu, tespit ettikleri kirlilik kaynağının sanayi ve tarım olduğunu belirterek, “Tarımı ve gübre yönetimini daha etkin bir şekilde yapmalıyız. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız bu konuya kararlılıkla eğiliyor ve gıda güvenliğine büyük önem veriyor. Gediz’in suyundan tarımsal üretimde faydalanılıyor ve bu durum uzun vadede toprağın verimsizleşmesine yol açabilir. Bu nedenle gerekli önlemleri almamız şart,” dedi.

Gediz’in Kirlilik Haritası Bilimsel Verilerle Çıkarılıyor
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Öğle Güncellemesi 15 Mart 2026 öğle Haber Bülteni
Giriş Yap

Emre Bayraktarlar ile Seferihisar’dan Özgün İçerikler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!