İzmir’de uzun yıllardır ALS hastalığıyla yaşamını sürdüren emekli bir göz doktoru, son asansör yönetmeliği değişikliğiyle birlikte evine kapanmak zorunda kaldı. Kendisi gibi engelli birçok kişinin de benzer bir durumla karşı karşıya kaldığı bu değişiklik, hayatı olumsuz etkiledi.
Asansör Yönetmeliğindeki Değişiklik Hayatları Sınırlandırdı
Güvenlik önlemleri kapsamında eski tip asansörlere getirilen “iç kapı” zorunluluğu, asansör kabinlerinin kullanım alanını daralttı. Bu durum, hastanın yaşam destek üniteleriyle donatılmış tekerlekli sandalyesinin asansöre sığmasını imkansız hale getirdi.
Yönetmelik Güncellemesi ve Beklenmedik Sonuçları
Türkiye genelinde asansör kazalarını önlemek amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapılan asansör yönetmeliği güncellemeleri, güvenlik standartlarını artırırken, eski binalarda ikamet eden engelli vatandaşlar için beklenmedik zorluklar yarattı. İzmir’de yaşayan 65 yaşındaki emekli göz doktoru Alper Kaya, 2023’te yürürlüğe giren ve eski asansörlere iç güvenlik kapısı takılmasını zorunlu kılan düzenleme sebebiyle sosyal yaşamından izole olduğunu ifade etti. 30 yaşında Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) teşhisi konulan Dr. Alper Kaya, kas erimesi ve güç kaybına yol açan bu hastalığın ilerlemesiyle tekerlekli sandalyeye bağımlı hale geldi. 2000’lerin başında aldığı dairede o dönemdeki asansörü sorunsuz kullanabildiğini aktardı.
Güvenlik İyileştirmesi Yaşam Alanını Daralttı
Hastalığının ilerleyen evrelerinde, solunum desteği ve özel konumlandırma sağlayan tam donanımlı bir tekerlekli sandalye kullanmaya başlayan Kaya, apartmanındaki eski tip asansörün yeterli genişliğe sahip olması sayesinde rahatça evinden çıkabiliyordu. Ancak 2023 yılında asansör periyodik kontrollerine ilişkin yönetmelikte yapılan bir değişiklik, Kaya’nın yaşamını önemli ölçüde etkiledi. Eski binalardaki asansörlerde iç kapı bulunmaması “kırmızı etiket” (güvensiz) olarak değerlendirilince, apartman yönetimi yönetmelik gereği asansöre iç kapı taktırdı. Eski binaların asansör boşluklarının dar olması sebebiyle, kabine eklenen katlanır kapı mekanizması asansörün kullanım alanını ciddi ölçüde azalttı. Bu santimetrik daralma, Kaya’nın büyük boyutlu medikal tekerlekli sandalyesinin asansöre binmesini imkansız kıldı.
Önce Hareket Kabiliyeti, Sonra Özgürlük Kaybı
Emekli Göz Doktoru Alper Kaya, ALS hastalığının yavaş ilerleyen bir süreç olduğunu belirterek, apartman dairesine ilk taşındığında bastonla, hatta zaman zaman desteksiz yürüyebildiğini paylaştı. Hastalığı ilerledikçe yürüme yetisini kaybettiğini, önceleri tekerlekli sandalye, ardından da akülü sandalye kullanmaya başladığını anlattı. Kaya, “O dönemde ellerimi kullanabiliyor olmam sayesinde akülü sandalyemle apartmanın asansörüne tek başıma girip çıkabiliyor, evimden özgürce ayrılabiliyordum. Apartman eskiydi, 90’larda yapılmıştı ve asansörü küçüktü ama yine de ihtiyaçlarımı karşılıyordu” şeklinde konuştu.
Ellerini kullanamaz hale geldiği ve bu sırada 2023’te yürürlüğe giren asansör yönetmeliği uyarınca güvenlik amaçlı iç kapı zorunluluğunun getirildiği süreçten bahseden Kaya, kontrol mühendislerinin asansörü kullanıma kapattığını ve iç kapı takılmasının şart olduğunu belirtti. İşlem sonrası asansör yeniden çalışmaya başlasa da, kendisi için durumun imkansızlaştığını vurguladı. Kaya, “Daha önce kolaylıkla girip çıkabildiğim asansörde, şimdi iç kapı yüzünden kapı kapanmıyor ve bu nedenle asansör çalışmıyor. Sonuç olarak evimden dışarı adım atamaz oldum. Çevremdeki diğer tekerlekli sandalye kullanıcılarının da benzer şekilde bu asansörleri kullanamadığını gözlemledik” dedi.
Yetkililere ‘Esnek Çözüm’ Çağrısı
Karşılaştığı sorunun yalnızca kendisine özgü olmadığını, eski apartmanlarda yaşayan pek çok engelli bireyin aynı mağduriyeti yaşadığını belirten Kaya, hasta dernekleriyle iletişime geçtiğinde çok sayıda şikayet aldığını paylaştı. Eski binalarda asansör boşluklarının ve yapısal ölçülerin sabit olması nedeniyle genişletme imkanının bulunmadığına dikkat çekti. Yönetmelikteki iç kapı zorunluluğunun ciddi bir erişilebilirlik sorunu yarattığının altını çizdi. Kaya, “Bu noktada, eski binalar için daha esnek ve çağdaş çözümler üretilebilir. Uzaktan kumandalı sistemler, özel butonlar veya farklı teknolojik uygulamalar gibi seçenekler mevcut. Bu konuda bürokratların ve teknik uzmanların bir çalışma yapmasını diliyorum, çünkü gerçekten mağdur durumda olan çok sayıda insan var” ifadelerini kullandı.
